Baska turlu bir sey benim istedigim, Ne agaca benzer, ne buluta benzer; Burasi gibi degil gidecegim memleket, Denizi ayri deniz, havasi ayri hava; Nerde gorduklerim, nerde o bekledigim kiz| Rengi baska,tadi baska. CAN YUCEL

Çarşamba, Mart 30, 2005

Kafa Kagidi


Bizim Tiyatro Zafer Diper’in oyunlaştırıp-yönettiği Kafa Kağıdı adlı müzikli oyunu
18 Mart cuma günü 20.30’dan başlayarak İstanbul Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde(Gişe: 0216.418 95 49) sergiliyor… Nisan ayı Oyun Günleri: 01 Nisan Cuma 20.30/ 02, 09, 23, 30 Nisan C.tesi 18.00/ 24 Nisan Pazar 18.00
“Biz buraya, bu sahneyi işgal etmeye geldik..ya siz?” li sorgulu-ünlemle başlayan Kafa Kağıdı; kullanılmayan, ekilip-biçilmeyen toprakları işgal etmek isteyen bir topluluğun müzikli-epik anlatımlı öyküsüdür.. İşgal edecekleri topraklarda doğal tarım yapmak istemektedirler.. Elde edecekleri ürünlerle önce kendi karınlarını doyuracaklar ve sonra da yeni makineler alacaklar, kooperatifler kuracaklardır.. Güçlü bir örgütlenme istemleri; yalnızca tarım reformu ve hükümete karşı durmak için değil, ABD’nin azgelişmiş ülkelere dayattığı ekonomik modele ve çok uluslu şirketlerin oluşturduğu ezici-kaba güce karşı savaşımlarını da kapsamaktadır.. İşgalin başında olan yöneticilerden-herkesin ünleme biçimiyle İhtiyar, mitolojiye ilgisiyle de bilinmektedir ve mitolojiden esinlemelerle - özellikle Zeus-Prometheus ikilisiyle koşutluklar kurmaktadır günümüz gerçeklikleri-sorunlarıyla.. Dayatılmakta olan: “verimin artması”, “ülke ekonomisinin gelişmesi”, “dünyada açlığa çözüm” gibi aldatıcı gerekçelerle ileri sürülen, gerçekte Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların(GDO) üretiminin yaygınlaştırılmasıdır. Oysa doğada insan besini olmaya uygun seksen bin bitki türü bulunmaktadır..Ve günümüzde yaygın olarak yüz elli bitki türü kullanılmaktadır.. Bunlardan yalnızca beşi bile dünya nüfusunun % 90’ını doyurabilir.. Bu da, dünyadaki açlık sorununun ürün azlığından değil, adaletsiz dağılımdan kaynaklandığını ortaya konmaktadır.. GDO’lu ürünleri yediğimizde nasıl birer yaratığa dönüşeceğimiz ve nedenleri (örneğin GEDOŞ adındaki şarkıyla ( içinde balık geni bulunan tavukla) anlatılmaktadır..İnsan sağlığına zararlı olması yanı sıra, GDO ‘lu tohumların patentleri büyük şirketlerin elindedir ve böylelikle küçük çiftçiler -az topraklılar artık onlara bağımlı kılınmıştır ve patentlenen tohumların kullanılması artık büyük şirketlerin iznine bağlıdır: ”Bir insan ya da hayvan geni, nasıl bir şirketin özel mülkü haline gelebilir?” sorusuna karşın.. Önemli bir diğer konu da, tohum şirketleriyle, kimya şirketlerinin birleşerek sahibi oldukları ilaç firmaları ve gübreciler-tohumcular imparatorluğudur.. Ve dünyanın en bakir topraklarına bile girerek, insanları küresel imparatorluğun nasıl birer kölesi haline getirdikleridir, sorgulanan...Gelişen süreçte yaşanan olaylar, bu toprakları ele geçirmelerinin olanaksızlığını ortaya koyan şaşırtıcı bir sona doğru ilerler.. Zeus’a kimliğindeki insan karakteri, giderek herşeyi yiyip yutan bir canavara dönüşür..”Ama Ersington gibi..” der Prometheus Zeus’a: “Sonunda o doymak bilmez iştahınla, tüketecek birşey kalmayınca, kendi kendini yiyip bitirecek, yok edeksin…”( Bizim Tiyatro basin duyurusundan...)

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home

Google
 
Web alterblogalisation.blogspot.com

Alterblogalisation

↑ Grab this Headline Animator