Baska turlu bir sey benim istedigim, Ne agaca benzer, ne buluta benzer; Burasi gibi degil gidecegim memleket, Denizi ayri deniz, havasi ayri hava; Nerde gorduklerim, nerde o bekledigim kiz| Rengi baska,tadi baska. CAN YUCEL

Pazartesi, Mart 03, 2008

Değiştirilen Gen mi, Sen mi, Evren mi?

GDO'ya dikkat
Değiştirilen Gen mi, Sen mi, Evren mi?

Doğal kaynakların hızla tüketilmesi bilimsel araştırmaları yeni kaynak arayışında biyoteknolojiye yöneltti ve ilgi gen değişimi ve aktarımı üzerine yoğunlaştı. Daha ziyade tıp ve endüstri alanlarında uygulama sahası bulan biyoteknoloji uygulamaları 90'lı yılların ortalarından itibaren tarımda Genetiği Değiştirilmiş Organizmaları n (GDO) kullanılmasıyla tartışılmaya başlamış; çiftçiler, bilim insanları, çevreciler ve tüketiciler itirazlarını toplumsal ve siyasal hareketler aracılığı ile yükseltmişlerdir. Eleştirilerin merkezinde çevre, sağlık, ekonomi, hukuki ve etik kaygılar bulunmaktadır.
Yıldız Teknik Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. R. Şeminur Topal « Değiştirilen gen mi sen mi evren mi? adlı kitabında modern biyoteknoloji uygulamalarını , biyogüvenlik ihtiyacının nedenlerini, transgenik teknolojisini ve taşıdığı potansiyel riskleri, bu risklerin önlenebilmesi için gerekli mekanizmaları ele almış. Yazar bu konuları irdelerken « Transgenik uygulamaların tarımsal sürdürülebilirlik ve toplumsal güvence acısından ayrıntılı olarak irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekliliğine » (S.153) yoğun bir biçimde vurgu yapıyor. Tarımda bir dönüşümün yaşanacağının işaretlerinin belirginleşmeye başladığı ve zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahip ülkemizde ise biyogüvenlik konusunda ulusal herhangi bir norm, kural ve yönetmelik bulunmaması Topal'ın çabasını daha anlamlı kılıyor.

Transgenik teknoloji ve uygulamalar hakkında bilmediklerimizin bildiklerimizden daha çok olduğunu savunan Topal transgenik ürünlerin uzun dönemde insan sağlığı ve çevre üzerinde yaratabilecekleri olumlu/olumsuz etkiler konusunda yeterli bilgi olmadığını ekliyor ve ayrıca bilmediklerimizin daha da önem taşıyan nitelikte olma olasılığını yüksek olarak değerlendiriyor.
Bu noktada akla hemen ihtiyati tedbirler akla geliyor ki Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Cartagena Biyogüvenlik Protokolü'ne göre ihtiyati tedbir hukuksal olarak işletilebilir ve üye ülkeler genetiği değiştirilmiş ürünlerin ithalatı esnasında her turlu tedbiri alma hak ve yükümlülüğüne sahip. Yasal olarak Türkiye'de genetiği modifiye ürün ekilmiyor. Fakat yasal boşluk transgenik ürünlerin kontrole tabi tutulmadan sadece ithalatçının beyanıyla ülkeye girmesine neden olabiliyor. Tarım Bakanlığı bünyesinde 1998'de Ulusal Biyogüvenlik Komitesi kuruldu ama henüz Ulusal Biyoguvenlik Yasası oluşturulabilmiş değil.

Topal kitabında sadece potansiyel risklere ve evrensel kaygılara işaret etmekle kalmıyor, ulusal ve uluslararası planda etkin politikalar oluşturma, kontrol süreçlerini ve toplumun müdahil olabilme mekanizmaları nı ortaya çıkarabilme konularında önerilerini ortaya koyuyor. Topal kitabın önsözünde bugüne kadar akademik sorumluluğu ile kendi alanında teknik ve bilimsel içerikli kitaplar yazdığını, bu kitabin ise toplumu bilinçlendirmeye yönelik sosyal sorumluluğunun bir ürünü olduğunu belirtmiş. Kanımca Topal bu kitapta her iki sorumluluğunu birleştirmiş ve biyoteknoloji konusunda siyasal sorumluluğu olanlara güçlü bir mesaj göndermiş.

Kitap, uluslararası literatüre hakim, ulusal araştırmaların ve politikaların analizini yapan, güncel gelişmelere referans veren ve bilimsel jargonu aşmaya çalışan bir dille yazılmış. Biyolojik silahlar ile ilgili bölüm kitabın ana temasına ters düşmemekle beraber başka bir çalışmada daha iyi şekilde değerlendirilebilir izlenimini veriyor. Kitabın dokuz bölümü arasında ortak paydaların çokluğundan dolayı zaman zaman tekrarlara düşülse de ayrı konu başlıkları değişik okur gruplarına hitap etme açısından bir avantaj olabilir.

Bilim insanları, siyasi karar alıcılar, üreticiler, biyoteknoloji, ekoloji, gıda ve tarım alanlarında çalışan profesyoneller ve sivil toplum aktivistleri ve belki daha önemlisi biyoteknolojik gelişmelerin günlük hayatımıza etkisini hisseden ve gelişmelerin arka planını öğrenmek isteyen yurttaşlar bu kitabın potansiyel okur kitlesini oluşturuyor.
Fiyatı: 14,00 YTL.
Yayın Yılı: 2007
Yeni İnsan yayınevi
Barış Gençer Baykan

Etiketler:

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home

Google
 
Web alterblogalisation.blogspot.com

Alterblogalisation

↑ Grab this Headline Animator